Periferal arter hastalığı (PAH) tedavisi seçenekleri

Renal Arter

Renal arter de görülen perifer arter hastalığını tedavi etmek için birçok yol vardır.

Hafif şiddette semptom gösteren hastalar genelde yüksek kan basıncını kontrol altında tutmak için ilaç tedavisi görürler. Semptomların takibi ve artarsa tedavisi için düzenli fiziksel muayene (kan basıncı ve böbrek fonksiyon testleri) önemlidir.

Optimal ilaç tedavisine rağmen semptomları devam eden hastalarda renal arterdeki daralmaların cerrahi yolla açılması gerekli olabilir (revaskülarizasyon).

Bu ameliyat ile ya da kateter yardımıyla gerçekleştirilir (anjiyoplasti).

Ameliyat ve anjiyoplastinin oluşturabileceği riskler düşünülerek revaskülarizasyon, ancak hastanın yüksek tansiyonunun olması ve böbrek fonksiyonlarında bozulma gerçekleşmesi durumunda düşünülür.

 

İlyak Arter

Aort, kalpten pompalanan kanı tüm vücuda taşıyan en büyük arterdir. Aort, karnın altında iki ilyak artere ayrılarak bacaklara kan taşır.

Ilyak arterlerde periferik arter hastalığı olan hastalar sırt, uyluk ve kalçalarda dinlenirken ya da yürürken ağrılı kramplar yaşama eğilimindedirler. Hastalar her zaman ağrı hissetmezler. Yine de bu hastalarda bacaklarda gerginlik , ağırlık veya zayıflık olabilir.

Tanı için genellikle doktorlar kol ve ayak bileğinde kan basıncı farkı olup olmadığını gösteren ayak bileği brakiyal basınç indeksi (ABI) testini uygularlar. ABI, basit ve hassas bir tanı tekniğidir ancak tıkanma ya da daralmanın yerini tam olarak gösteremez. Renkli dopler ultrason, yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanarak kan akışını ve damar yapısını gösteren noninvazif bir tekniktir. Arterleri ve taşıdığı kanı görüntüler. Doktor, damarların sağlıklı olup olmadığını ya da daralma ya da tıkanıklığın yerini görebilir.

 

Anjiyografide, arterlerin içine bir sıvı enjekte edilerek x-ışını yardımıyla damarlar görüntülenir. Anjiyografi, damar sınırlarını göstererek normal sınırlarda olduğu ya da daraldığı yerleri gösterir. Eğer arterler normal genişliğinin yarısı kadar daralmışsa, anjiografinin hemen arkasından kateter ile açılır.

Alt Ekstrimite

Alt ekstrimitelerde görülen periferal arter hastalığı tanısı, hastanın semptomlarının detaylı olarak incelenmesini gerektirir.

Bacaklara gerekli olan kan ulaşmadığında ayak ve parmaklarda yanma ve ağrı görülebilir. Bu durum dinlenme sırasında da ve çok sık görüldüğünde kritik ektrimite iskemisi adı verilir. İlerlemiş vakalarda ayak ve parmaklarda iyileşmeyen ağrılı yaralar oluşabilir.

Yüzeyel femoral arter (YFA) vücuttaki en uzun arterdir ve her bir adımımızla bükülür ve döner. Aterosklerotik ve yağ kalıntılarının damarların iç duvarında birikerek daralmanın oluşmasının mümkün olduğu ve uyluk ve kalçalara giden kan akışını etkileyen bir bölgedir. Hastalar genellikle egzersiz ile tetiklenen baldır ağrısından şikayetçidir. İntermittan klodikasyon (İK) adı verilen bu durum, bir kaç dakikalık dinlenme sonrasında geçer. İK görülmeyen hastalarda da egzersiz ile bacaklarda ağrı, ağırlık ve güçsüzlük görülür.

Tanı için genellikle doktorlar kol ve ayak bileğinde kan basıncı farkı olup olmadığını gösteren ayak bileği brakiyal basınç indeksi (ABI) testini uygularlar. ABI, basit ve hassas bir tanı tekniğidir ancak tıkanma ya da daralmanın yerini tam olarak gösteremez. Renkli dopler ultrason, yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanarak kan akışını ve damar yapısını gösteren noninvazif bir tekniktir. Arterleri ve taşıdığı kanı görüntüler. Doktor, damarların sağlıklı olup olmadığını ya da daralma ya da tıkanıklığın yerini görebilir.

 

Anjiyografide, arterlerin içine bir sıvı enjekte edilerek x-ışını yardımıyla damarlar görüntülenir. Anjiyografi, damar sınırlarını göstererek normal sınırlarda olduğu ya da daraldığı yerleri gösterir. Eğer arterler normal genişliğinin yarısı kadar daralmışsa, anjiografinin hemen arkasından kateter ile açılır.